Gotik
Yazdır e-Posta

12. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Fransa'da doğarak 13. yüzyılın sonuna kadar süren Avrupa mimarlık ve sanat akımı. "Gotlarla ilgili" anlamına gelen gotik, İtalyan Rönesansçıları tarafından bu anlayışı küçümsemek üzere uydurulmuştur. İlk ya da ilkel gotik, ikinci ya da klasik gotik, geç ya da alevli gotik olmak üzere, üç döneme ayrılarak incelenir. 12. yüzyıl sanatçıları, Roma mimarîsinde çok kullanılan tonozu, duvarcılık tekniğindeki gelişmelerden yararlanarak duvarın yükünü de azaltacak şekilde duvarlara gizleyerek ve kubbe kemerleriyle destekleyerek kullandılar. Kesişen sivri kemerlerle kullanıldığı için buna çapraz kemerli sivri tonoz denir. Böylece duvarları yükseltmek, kapı ve pencere boşluklarını çoğaltmak olanağı doğdu; incecik, uzun kiliseler yapıldı. Bu üslup, Orta Çağ yapılarından Saint Denis Manastırı (İlede-France) ve Chartres ve Reims katedrallerinde kullanıldı. Roman üslubundaki süslü sütun başlıkları yalınlaştırıldı. İkona heykelciliği, yalnızca iç süslemelerde kullanıldı. Ana giriş kapılarına gündelik hayata ilişkin ya da insanlık tarihini ele alan heykeller yerleştirildi. Süslemecilikte de tema olarak kır hayatı vb. alındı.

Klasik gotik'in tek örneği Paris'teki Notre-Dame Kilisesi'dir. Alevli gotikte pencere parmaklıkları, alevi andırır şekilde yapılırdı. Resim alanında görülen yenilikleriyse, Kuzeyli sanatçıların Fransa'yı etkilemeleri ve duvar resmi yanında sehpa resmi denen dinsel konulu mihrap arkalıklarının yapılmasıdır. Geometrik şekilli, çok renkli vitraylar yapıldı. Pencere ve kemer üstlerinde önemli kişilerin heykellerine yer verildi (Saverne ve Valbourg vitrayları). Angus Şatosu'ndaki Apokalipsis Örtüsü, duvar halıcılığının başyapıtlarındandır. Gotik sanatı, Fransa'dan Hollanda, İspanya, İtalya ve İngiltere'ye; Haçlı Seferleri'yle de Kıbrıs'a ve Kudüs'e kadar yayıldı.

 

Valid CSS! Valid XHTML 1.0 Transitional