30 articles o2

Örnek Uzay

Olasılıkta, bir deneyin olabilir tüm sonuçlarının oluşturduğu küme. Örnek uzayın her alt kümesi, “olay” adını alır. Bir alt küme olarak örnek uzayın kendisine “kesin olay”, boş kümeye ise “olanaksız olay” denir. Eleman sayısı sonluysa “sonlu örnek uzayı” söz konusudur. Böyle bir S uzayında her bir olaya karşı gelen sayı eksi değil ve bu sayıların toplamı…

Önerme

Doğru ya da yanlış bir yargı ifade eden her cümle. Örneğin p= “Şubattan sonra Mart gelir” ve q= “Ay, Dünya’dan büyüktür” cümlelerinin her ikisi de önermedir ve birincisi doğru, ikincisi yanlıştır. Buna karşılık, r= “Bugün balık tutalım!”, s= “Nasılsınız?” gibi ifadeler birer cümle olduğu hâlde bir yargı belirtmedikleri için önerme değildirler. Kimi önermeler bilinmeyen bir…

Ölçü Birimi

Günlük yaşamda, ticaret ve sanayide ağırlık, uzunluk, alan ve hacim belirtmek amacıyla kullanılan birimler. İnsanlar tarihî gelişim içinde değişik büyüklükleri ifade etmek zorunluluğuyla karşılaştılar. Gerek çevrelerinde gerekse kendilerinde gözledikleri değişik boyutlar ve çokluklar onları uzunluk, ağırlık, alan, hacim ve sayı kavramlarına yöneltti. Bu süreç, avcılıktan tarım toplumuna geçişle birlikte hızlandı. Adım, karış ya da standart…

Öklid Bağıntıları

“bir dik üçgende, (1) dik kenarların kareleri, hipotenüsle, onun üzerindeki izdüşümlerinin çarpımına; (2) yüksekliğin karesi, hipotenüs üzerinde ayırdığı parçaların uzunlukları çarpımına eşittir” biçimindeki eşitlikler. Örneğin hipotenüsü a=5 cm. olan bir dik üçgenin kenarlarından biri b=4 cm. ise üçüncü kenar, Pithagoras Teoremi’nden c=3 cm. bulunur. b’nin hipotenüs üzerindeki izdüşümü p, c’ninki de k ise, (1)den c2=p.a…

Özdeyiş

Bir düşünceyi en kısa, en özlü biçimde anlatan bilgece söz; vecize. Atasözlerinden ayrımı, söyleyen ya da yazanın bilinmesidir. Özdeyişler, yaşanan olaylara ve gözlemlere dayanılarak yazılmıştır. Bağımsız olarak yazılabildikleri gibi, bir yazarın yapıtlarında dağınık olarak da bulunabilirler. Özdeyişin her iki biçimine de eski Yunan edebiyatından bu yana rastlanmaktadır. Özellikle 17. yüzyıl Fransız edebiyatında klasisizm döneminde La…

Özbekçe

Türk lehçelerinden biri. Özbekistan Cumhuriyeti’nin resmî dilidir. Eski Oğuzcanın Orta Asya kolu olan Özbekçe, şu tarihî aşamaları geçirmiştir: 1) Karahanlıca, 2) Harizmce, 3) Çağatayca, 4) Özbekçe. Bazı dil bilginleri Çağataycanın bir devamı olan Özbekçeyi Karluk-Harizm Türkçesi grubundan sayarlar. Ali Şir Nevai ile klasik biçimini alan Çağatayca; Buhara (1866), Hive (1873) ve Hokant hanlığının (1876) Ruslar…

Öykü

Gözlem ya da tasarlama ürünü bir olayı anlatan yazı; hikâye. Hikâyenin Arapçada sözlük anlamı, “bir sürü haberi nakil ve rivayet eylemek, bir nesneye benzemek, fi’len yahut kavlen taklit eylemek, bir kimseden bir söz nakleylemek”tir. Bu anlamda, “anlatma, benzetme, tarih, destan, kıssa, masal, rivayet” sözcüklerini de karşılar. Genel olarak gerçek ya da hayal ürünü olayların aktarılması…

Ötelenme

Bir cisim ya da sistemin her noktasının paralel doğrultularda ve eşit mesafeler katedecek biçimde hareket etmesi. Örneğin, düzgün bir tele ortasından geçirilen bir boncuğun (abaküste olduğu gibi) tel boyunca döndürülmeden hareket ettirilmesi bir ötelenmedir.

Öşür

İslâm vergi hukukunda, bölge ve zamana göre değişiklikler göstermekle birlikte, genel olarak toprak ürünlerinin 1/10’unun devlet tarafından aynî olarak alınması esasına dayalı vergi. Kelimenin sözlük anlamı “onda bir”dir. Köken olarak İslâm öncesi devirlere kadar dayanır. Asurlulardaki İşruu ve Musevîlerdeki ma’aşer vergi, sözcük olarak da öşüre benzerlik gösterir. Ayrıca İslâm öncesinde Yemen’de de bu vergiyi andıran…